12 Nisan 2009 Pazar

skansen

bu haftaki gezimiz bir açık hava müzesine. bu müzede evler var bir ormanın ortasında. radom civarındaki köylerden 'getirilmiş' köy evlerini geziyoruz. evet, getirilmiş evler. nasıl diye sormayın, bu bir muamma.. =) paskalya zamanına denk geldiğimiz için normalden daha çok atraksiyonla karşılaşacağız. önden buyrun lütfen..





bu kurbağaların ne yaptığını sormayın, biz de anlam verebilmiş değiliz. bir tür ayin olsa gerek.. =p o kadar çok kurbağa var ki bu gölün çevresinde adımlarınızı atarken sakınmanız gerekiyor.. bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı. düşün altında ezdiğin binlerce kurbağayı..










çeşitli bölgelerden gelen kadınlar yumurta boyuyorlar burda. geleneksel kıyafetleriyle geleneksel paskalya süslemelerini burada sergiliyorlar. hemen aşağıdaki çocuk kim bilmiyorum ama yumurtaların yanında o da çıkmış fotoğrafta =p







burası itfaiye binası. eskiden köylerde düğünler itfaiye binalarında yapılırmış. onun için süslenmiş bir itfaiye evi görüyoruz..





kuyudan su çekmek hiç bu kadar zor olmamıştı belki..






beyaz boyalı ev demek, evde evlenmemiş bir kız var demekmiş. hani beyaz saflık-temizlik-bekaret ya.. o manada olsa gerek..




geleneksel bir paskalya sofrası görüyoruz burada da..

5 yorum:

  1. ** çocuk iyimiş...

    ** bana paskalya yumurtası aldın mı? =)

    ** ilk 5 harfi "pszcz..." olan yerin adı nasıl okunur ki? pisizciz piziciz pijzizis dslajdkasjoıwkl... anlam veremedim :D

    ** kurbağalar, köyün yaşlı cadı kadınlarınca kurbağaya döndürülmüş prensler aslında... ezmemeye dikkat etmeye çalışacağına öpecektin olm! gitti gül gibi yakışıklı prensler!

    ** o fotoğraftaki çocuk da yakında kurbağa olacak zaten. Anı diye atarsın fotoğrafı önüne, görürsen. (yersen gibi oldu)

    ** itfaiye binasının üstündeki teyzeyi ısırmak geliyor içimden, ama beni kurbağa yapar diye korkuyorum. Zaten kedi gibiyim, yeter bu kadar haywanowskilik.

    ** kuyuda halka gördüm. 7 gün sonra benden ses seda çıkmazsa, bil ki cehennemdecayircayiryaniyorum.blogspot.com'dan blogunu izliyor olcam..

    sevgiler, saygılar :))

    YanıtlayınSil
  2. dear kavanoz (yani feanor)

    kendim de dahil olmak üzere kimseye yumurta almadım. neden almadım diye pişman olsam da sonradan, sakar olduğumu hatırladım.

    'pışçelarski' gibi bir okunuşu olsa gerek oranın. (sz:ş, cz:ç)

    grup yapan kurbağaları öpmek istemem. kimin eli kimin cebimde, hatta biri poposunu yalıyordu sanki.. =p

    o fotodaki çocuk efendi bi tipe benziyordu annesinin yanında. katolik kurbağa olurdu herhal, o da bana yaramaz ;)

    ee.. o teyze almanya'da türklerle çalışmış, bişeler dedi ama anlamadım tabi =) bi de şarkı neyim mırıldandı şerefime =p

    kuyudaki halka dediğin gözlüğün çerçevesidir, bilemedin lensin kaymıştır =p

    YanıtlayınSil
  3. ** kavanoz dedi yaaaaa >:@

    ** sakar olduğunu unutmuşum. taştan yumurta boyamıyorlar mı? =)

    ** polişi sevmiyorum. Mitt namn är Feanor hem.

    ** grup yapan kurbağalar iyidir.(Y) (->bkz:msn)

    ** katolik kurbağa? dksljdsljlda XD

    ** "seni kurbağa yapmak istiyorum, ama piercingini napacaz bilemedim, sen sonra yine gel!" demiştir.

    ** Değil işte. Sjamczarsza o. Samara'nın Kolonya versiyonu.

    ** bi' de madde madde yorum yapmayı çok sevdim ben.

    YanıtlayınSil
  4. ama olmadı ki böyle onu sorma bunu sorma merak ettim ve sormak istiyorum ben :)))

    YanıtlayınSil
  5. feanor seni kavanozların cadısına havale ediyorum..

    beenmaya sor sen ben uydururum bi cevap =p

    YanıtlayınSil